FİRAR

FİRAR

 

 
Şimdi firar ediyorum
gecenin bir yerinden
gözlerine,
sessiz
ve karanlık bir delikten.
Dağlara kaçıyor içim,
meşe diplerine,
mayınlara basıyor yüreğim,
ellerim takılıyor tellere,
gene de ben sana geliyorum,
ilk aylığından aldığın
mavi tişörtüm üstümde.



Yıllarım gibi eskidi o da,
sarardı soldu rengi,
kâbuslarımdan sonra
terimi sildim ona,
akşamları derdimi dinledi,
pasları sildim ranzamda.
Kokladım onu ara sıra
bir çiçek gibi
-ellerinin değdiği yerleri-
bardağımı sildim, ağzımı sildim.
Perde oldu
kötü rüzgârlarda pencereme
geceleri
ve görmek istemediğim şeylere,
onunla kapattım
gözlerimi..



Mavi tişörtüm çoktan eskidi,
ben çoktan,
ellerim eskidi kireçli duvarlardan,
dilim eskidi dualardan,
kulaklarım yalanlardan,
hain görmekten gözlerim
-ve rüyalardan gecelerim-
ama sen,
eskimedin gönlümde gene de,
benim mavi sevgilim..



Şimdi
firar ediyorum gecenin bir yerinden,
ince ve karanlık deliklerden çıkıp
sana gelmek istiyor canım.
Canım mayınlara basıyor,
canım acıyor kaçarken gözlerine,
canımı sarıyorum mavi tişörtüme,
son sigara ağzımda tütüyor,
meşe ormanları burnumda.
Meşe ormanları
çok uzaklarda kalıyor, görüyorum
-sen uzaklarda kalıyorsun-
canım kanıyor,
sen gönlümde kanıyorsun.
Bir firarda
-senin gözlerine kaçarken-
mavi tişörtüm üstümde,
sen içimde,
benimle birlikte ölüyorsun...



Nida Öz

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !